10 Eylül 2014 Çarşamba

Onu nasil affettim ?

Film bitti.Annem, "Hicbir sey anlamadim simdi ben, ana fikri nedir?"dedi.Aslinda gordugumuz olaylarin, izledigimiz filmlerin, okudugumuz kitaplarin ana fikri hep kendi deneyimlerimiz ve hislerimiz uzerinden degisir.Yani Dunyayi kendi gozlerimiz sekillendirir.Afrikada bir cocuga agac cizmesini istediginizde, sonra gidip bunu Norvec'te yasayan bir cocuga gosterdiginizde o onun agac oldugunu bile anlamayabilir.Bu cogu zaman agacin farkli olmasindan dolayi degil, cocuklarin deneyimlerinin, agaclari farkli yorumlamasindan kaynaklanir.Iste film icin de oyleydi.Filmin ana fikri benim icin cok acikti, annem icin ise hic degil...

Hayatimizda gordugumuz herseyle neden-sonuc iliskileri kurmaya calisan, dokundugumuz, deneyimledigimiz herseyi anlamlandirmaya calisan bir beyinle yasiyoruz.Kucukken en cok sordugumuz sorunun 'neden' olmasi da bir tesaduf degil.Insan dogustan hayatta kalmaya programlanmistir.Bu suphecilik ve arastirma guduleri bugune kadar var olabilmemizin en onemli sebeplerindendir belki de.Ben de 23 yasina bu gudulerin, deneyimledigim hayat uzerinde baskin bir sekilde rol oynamasina izin verdim.Ne yaptiysam bir nedeni oldu, ne yasadiysam sorguladim, kiminle hangi seviyede/boyutta bir iletisimim olduysa tum hareketlerini sorguladim, neden-sonuc kaliplarina oturtmaya calistim.Ozellikle ikili romantik iliskilerde.Bir sure boyle gitti.Bu neden arayislarim ve buldugum nedenlerin kendi degerlerime uymamasi durumunda asiri tepkilerimle mutlu bir hayat yasamaya calistim.Ta ki o gune kadar.25 Temmuz 2014.O gun hayatimda hic yasamadigim,yasamayi dusunmedigim yeni bir hisle tanistim.Bilinmezlik.Kapkara, bombos, anlamsiz beni yutan bir bilinmezlik.Yavas yavas icine cekildigim, yoksunluk hissiyle percinlenmis, bildigim tum dogrulari unutturan bir bilinmezlik.Ne yapacagimi bilemedim.Bir kara deligin icinde parcalarima ayrilircasina donuyormusum gibi yok olmaya basladigimi farkettim bu bilinmezlik icinde.Hayatta en cok deger verdigim, herkesten cok sevdigim, aramizda ne yasanirsa yasansin beni bir ucurumun kenarindan boyle kapkara bilinmezlige itmeyecegini dusundugum adam en sert tekmesini sirtima gecirmis beni bu bilinmezlige itmisti.Simdi geriye iki secenek kalmisti.Ya her zaman yaptigimi yapmak, neden-sonuc iliskisini anlamlandiracak ipuclari pesinde kosmak ya da bu yeni bilinmezligin beni yutmasina izin verip beni geri nereye tukurecegini beklemek...

Neden-sonuc ipuclari icin artik gucum kalmamisti.O sert tekmenin acisi hala sirtimdayken, bogazimda dolanmis yumruk olmus bir suru cumleyle cok fazla saglam degildim.Cevaplar aramak icin kara deligin beni yutmasina izin verdim.1 gun once her gun haber aldigim, surekli konustugum, kavga etsek asla konusmadan 1 hafta gecirmedigim o adamin hayatimdan, bana hicbir sebep hatta haber dahi vermeden gitmesini izledim.Once gunlerce telefonun calmasini bekledim, sonra mesajlari...Hicbiri gelmedi.Hicbir sebep olmadan, hicbir veda cumlesi duymadan, hatta sesini bile duymadan ortadan kayboldu.Cogu insanin akil sagligini yitirecegi bir durumdu bu ozellikle kaybolan insan sizin icin bu kadar degerliyse.Gunler hafta, haftalar ay olduktan sonra telefonun calmayacagina ikna oldum.Eh sirtimdaki tekmenin acisi hafiflemis, bogazimdaki yumruklari yutkuna yutkuna mide bosluguma indirmeyi basarmistim.Dugumlenmis kelimeler, ses tellerimden uzaklastikca, midemde yumruga donusse dahi sanki ben o cumleleri hic kuramayacakmisim gibi biraz daha rahatladim.Kendi kara deligimde donmeye devam ederken kendime saat basi 20 kez sordugum 'Neden' sorusuyla yuzlesmeye karar verdim.Neden boyle yapti, neden bana hicbir sey soylemeden yok oldu, neden neden neden neden neden...Ellerimi kulaklarima kapamis sordugum binlerce nedenin cevaplarini duymak bile istemez, kendi deligimde donup birden geri puskurtuldum.Bambaska bir dunyaya geri tukurdu delik beni.Bu yeni Dunyayi once kabullenmek istemedim.Akilci yasamin hukum surdugu, kaliplara oturttugumuz herseyin hatta inancin bile bir kullanim kilavuzu oldugu bir Dunya'dan bu nedensiz Dunya'ya sert inis yapmak biraz canimi acitti ama kendime neden diye sormayi biraktim.Neden herseyin ana fikri olmasi gerekiyordu ? Neden gordugum herseyi kendi gozlerimin, beynimin yettigi kadar anlamlandirmak zorundayim ? Belki de bazi seylerin bizim deneyimledigimizden daha farkli nedenleri, hicbir zaman anlayamayacagimiz yada anlamamamiz gereken sonuclari vardir.Neden askin, sevginin bir sonucu olsun ki ? Birini sevince, o kisi birden olunce onu sevmekten vazgecebiliyormuyuz ? Neden o hayatimizdan kendi nedenleriyle yada nedensiz bir sekilde gidince biz bu nedeni anlamlandiramiyoruz diye onu sevmekten vazgecelim ?

Sevgi sadece kendimize ait.Ben kimseyi bana gosterdigi sevgi yada ilgiyle sevmedim,sevemem.Sevgileri, asklari hep kendi icimde buyuttum, yeserttim.Onun nedenleri ne olursa olsun yada o tum bana ait nedenleri de alip gitse, ben onu nedensiz sevmeye devam edebilecegimi farkettim.Askin yada sevginin kullanim kilavuzu yok.O kadar basit ki ya birini seviyorsunuz ya da sevmiyorsunuz ve bunu anlamak cok da zor degil.O yuzden karmasik neden-sonuc iliskilerine, giris-gelisme-sonuc bolumlerine, kaliplara yada kurallara gerek yok.Sevgiyi sadece insan kendisi yesertebilir yada oldurebilir.Onun kendi sevgisini oldurebiliyor olmasi benim de sevgimi nefrete bulamaya calisip oldurmem anlamina gelmiyor.Evet ugrastim, nefret etmek icin cok ugrastim.Gunlerce kizdim, lanet okudum.Ama sonunda farkettim bu yeni ogrendigim nedensiz sevgi ne kadar ugrasirsan ugras nefret ile kaplanmiyor ve onu affettim.Onu affedip, icimde ki tum nedensiz sevgilerin oldugu bir yere hapsettim.Babami sevdigim gibi, onu sevdigim gibi...Bu sevgiyle hic yuzlesmek zorunda kalmayabilirim, bir gun nereye hapsettigimi unutup baskasini sevebilirim, bir gun bu sevgi karsima cikip beni yalnizligimda oldurebilir ama ondan korkmuyorum.Bu hayatta gercek sevgi o kadar az bulunan bir sey ki sahip oldugumuz tum yalan iliskiler icinde en nadidesi.Bu yuzden, bu sevginin kiymetini bilicem.Soru sormadan, kaliplara yerlestirmeden, sadece sessizce icimde tasiyarak.

7 Ağustos 2014 Perşembe

Kucuk Intikam Melegi






2 hafta once ailemin onunde herseyin ortaya dokulmesinden sonra yardim almayi ve iyilesmeyi kabul ettim.En dibe batmadan,ayagimi yere sertce vurmadan belki de su yuzune hic cikamayacaktim.Herseyi goze aldim.Tum sakladiklarimin ortaya cikmasini,daha da gucsuzlesmeyi,daha cok kapilarimi kapatmayi,daha cok yalniz kalmayi ama yaptim.Tum yuklerimi,gecmise uzanan birbirine karismis tum ucu acik kablolari,bir turlu kapatmayi beceremedigim yaralari yere serdim ve baslarina oturdum.Kendime durust olmayi bile yeni yeni ogrenirken bir de yillardir uzerimde,icimde,sirtimda,ellerimde,kalbimde,saclarimda biriktirdiklerimle yuzlesmeye basladim.

Onumde duran giyinik Hazan'a baktim.En guclu kiliclarini,en kalin zirhlarini kusanmis,derisinin ustune kalinlasmis bambaska deriler giymis,ustundekilerle herkesten daha buyuk gozuken Hazan'a.Yavas yavas soymaya basladim.Kat kat,katman katman,kilic darbeleriyle ezilmis celik zirhlari,kendini icinde cok iyi hissettigi pahali kiyafetleri,kendini attigi her atesten kabaran,sisen,soyulan derileri...Taki ciripciplak kalana kadar.Sonra karsimda cirilciplak duran Hazan'a baktim.Yarali,herkesin sandiginin aksine gucsuz,cok kirilgan,cok kucuk yaslardan farkedilmeden ruhuna tecavuz edilmis,yasadiklarini hic bir zaman unutmamis ve bunlar icin kendisinden hep intikam almis kucuk bir intikam melegi...

Kendisinden intikam almis cunku butun Dunyayi sirtlanabilecegine inanmis,koskoca denizleri gecip kimsenin bilmedigi ulkelerde Atlas'la kapismis,gucsuz kollarina aldirmadan en agir celiklere kotu ruhlarin dualar okuyup,en kotu buyuleri saklayip yaptigi kiliclari kaldirmaya calismis,tum sevdikleri icin kendini yenilmez bir kahraman sanmis,kac tane yeldegirmenine saldirmis,kac tane onun ustune basip gercek devi ona zarar vermez sanmis.Bir gun tum masallardan,efsanelerden yorulup su icmek icin oturdugu bir akarsu kenarinda yansimasina bakmis ve ona bakan o iki cift gozu gorunce herseyi anlamis.Kavga ettigi tum Dunya,masal kahramanlari,tanrilar aslinda hep bu iki cift kucuk gozun arkasindan ona bakiyormus.Kiliclari da kendine saplamis,akittigi sandigi kanlarda hep o nerden geldigini bilmedigi yaralarindan akmis.Yillar boyunca,kendi kendinden intikam almaya calismis.Kaygilarini uyusturmus,acilarini uyusturmus,gozyaslarini uyusturmus,kalp agrilarini uyusturmus.Her cani acidiginda biraz daha biraz daha.Ne kadar cok uyusturabilirse.Masallarla,kahramanlik hikayelerle,hic kazanilmamis zaferlerle.Ama uyusmak oyle bir sey ki duygu secmez.Acini uyusturursan zevkini de,mutsuzlugunu uyusturursan mutlulugunu da,sevgisizligini uyusturursan sevgini de uyusturursun.Iste bunu bilememis Hazan.Her gun daha fazla altinda ezildigi kirilganligi,hassasligi yuzunden herseyi uyusturmaya baslamis.Farkinda olmadan.Oyle gunler gelmis ki kendine bile verecek sevgisi kalmamis.Diger tum insanlarin kendilerine soyledigi yalanlarla biraz daha uyusturup, kandirmis kendini.Ben yalnizliga alistim demis,ben yalniz kalabilirim ve bu benim canimi acitmaz demis,ailemi ozlemiyorum onlari senede 1 kez bile gorsem yeter demis,kimseye ihtiyaci olmadigini,ayaklarinin ustunde durdugunu soylemis,okul,is basarilarinin arkasina saklanmis.Kalbinin her gun ne kadar daha cok uyustugunu,icten ice oldugunu bilmeden.Gulumsemeyi unuttugu gunler olmus.Farketmemis.Her gun daha cok unutmus sevmeyi,sevilmeyi.Ben kimseyi sevemem demis,kalpler kirmis.Kendi gibi insanlarla karsilasmis onlarin da kendilerine ayni yalanlari soylediklerini gorunce kendilerine bir dunya kurarlar sanmis.Ama iki yalancidan n'olur ? Birbirlerini kandirip,oldurene kadar yaraladiktan sonra kendi yollarina gitmisler.Zaten en guzel yalanlari da hep kendine soylemis.Boylece sonsuza kadar mutlu yasayacagina inanmis...

Ta ki o akarsudaki yansimasinda kendine bakan o yasli,karanlik,sonuk iki cift gozu gorene kadar...



 Yavas yavas olen bir Dunya'da yasiyoruz.Hem fiziksel olarak kendini hem de icindeki tum duygulari olduren bir Dunya'da.Elimize dogan her bebegi 'Benim mukemmel bebegim' diye seviyoruz.Her yere 'mukemmel bebegimizin' fotograflarini yukluyoruz,herkese benim 'mukemmel bebegime' bakin diyoruz,onu 'mukemmel' olduguna inandirarak buyutuyoruz.Hata yapma payi vermeden,cevresine dustugunde onu geri sektirecek guvenlik aglari sermeden,hep en iyisini istiyoruz,onun ne istedigini bilmeden.Halbuki hic bir bebek,hic bir insan mukemmel dogmaz.Insan savasmak icin dogar,insan dogustan hatali dogar,insan gunahkar dogar.Ama biz mukemmel olduguna inandirdigimiz bebekleri,daha dogru durust ilk yuruyup konusmaya basladiklarinda savasmalari icin arena'nin ortasina firlatiyoruz.Mukemmel yapilarinda basarisizliga,hatalara,kirilganliga yer olmayan bu bebekleri birilerini,birbirlerini yada kendilerini icten ice oldurene kadar savastiriyoruz.Kirilganlik,duygusalligin,hassasligin kotu birsey olduguna inandirdigimiz bu beyinler her darbede kendini biraz daha uyusturuyor.Once bilgisayar oyunlarinda,televizyon programlarinda,sonra yemekle biraz daha buyudukten sonra erkeklerle,kizlarla,cinsellikle yasin cok uzerinde iliskiler ile daha da buyuyunce pahali esyalar,parlak kariyerler ve 'mukemmel' evliliklerle.Her seferinde uyusturucunun dozunu arttirarak ve hissetiklerini biraz daha saklayarak.Donustugumuz kati,acimasiz,sevgisiz insani gormeden.Haftasonu disari cikip,arkadaslarla sarap icmeyi kendini rahatlatma,ruhu besleme olarak goruyoruz.Ruhun daha neye ihtiyaci oldugunu bilmeden.Kendimize 'Ben aslinda hassas biriyim' baskalarina 'Ben sandigindan da hassas biriyim' yalanini soyluyoruz.En ufak bir zorlukta kendi kicimizi kurtarmak icin baskalarini oldurebildigimizi gormeden.Beynimiz uyusmusken farkinda olmadigimiz cinayetler isliyoruz.Sevgiler olduruyoruz,cevreyi olduruyoruz,ailemizi olduruyoruz,sevgililerimizi olduruyoruz,kendimizi olduruyoruz.Neden ? Cunku bu Dunya'da savasmak zorundasin.Senin o mukemmel benliginde gereksiz duygusalliklara,hissetmeye,kisiler ve olaylar uzerinden ruhunun aldigi yaralari tamir etmeye yer yok.Ara bile vermeden hizlica akan hayatina donmelisin,hedeflerin,amaclarin,gorevlerin var.Arada arkadaslarinla bisiklete bindiginde yada gidip kucuk bir dilenci cocuga 2-3 lira verdiginde ruhunu besledigini sanarak.



 Herkesin farkli sekilde uyustugu bu hayatta ben de kendime gore uyusturucular bulmustum.O yuzden yansimamdaki o bana bakan iki gozu taniyamadim.Keske biraz daha aptal olsaydim dedim taniyamadigimda o gozlerimi.Cunku ben kendimi bilerek uyustururken bir yandan da kendime yaptiklarim icin kendi kendimi sabotaj ederek hep intikam aldim.Girdigim kisir dongulerin,icinden cikilmaz durumlarin,bagli olmak yerine bagimli olarak yasadigim iliskilerin,mazosist ruhumun,sabotajlarimin sebebi olan bu intikam duygusu ve kendinden nefret etme benim sonumu getirdi.

Simdi en karanlik ve uzak bir yerden ciplak Hazan'a bakiyorum.Mukemmel oldugunu,mukemmel dogmadigini bilen kucuk bir kiza.Cevresine kendi kendine ordugu aglarin ustune dusecek,kalkanlari,kiliclari kusanmak yerine yaralarini temizlemeyi,onarmayi ogrenecek,kirilgan olmanin gucunu kesfeden ve kendini uyusturmadan yasayabilen cok cok az sayili insandan birkaci olarak yasayacak Hazan'a...

 Benim bu yaziyi bitirmemle Istanbul'da daha once hic gormedigim gibi bir yagmur basladi,gok gurultusuyle beraber.Anlamsizca kendi icimi dokmemle bagdastirdim.Sanki Dunya bana bir isaret veriyormus gibi.Ben kendi sularimla kendimi temizleyip,yasatabiliyorum, sen de kendi gozyaslarinla,gucunle kendini temizleyip,yasatabileceksin dermis gibi.Ne de olsa Dunya da her gun yavas yavas olurken bir yandan da her gun yeniden doguyor. Tipki biz insanlar gibi.

*Bu yazi asagidaki muzik esliginde yazilmistir.




17 Temmuz 2014 Perşembe

Garip cocuk Hazan


Icimde nedeni bilinmez bir heyecan var belki de hicbir sey yolunda gitmezken serbest dususun getirdigi rahatliktir bu.Herseyi duzeltmeye calismak yerine teker teker ele alma yontemi pek ise yaramaz oldu cunku o zaman hangisini kaciriyorum diye dusunmeye devam ediyorum.Benim gibi mukemmel olmayacaksa hic olmasinci bir insan icin tam bir kaos.Onun disinda son zamanlarda kendime karsi durust olmak icimi rahatlatiyor.

Neyse havaalanlarini seviyorum.Zaten asla sessiz sakin ortamda yazi yazamam.Illa etrafimda izleyecek dikkatimi dagitacak seyler olmali ki odaklaniyim.Sanirim bu herseyden cok kolay sikilmamin bir sonucu.Filmleri en az 30 kez durdurmadan izleyemem,yaziyi en az 5 kez birakmadan bitiremem,kimseyi terketmeden sevemem.Tutarli biri olmadigimi biliyorum ama tutarsizligimin bile kendi icinde bir tutarliligi var aslinda.Mesela suan bile,insanlari izlerken bir yandan da iced tea icip bir yandan son ses muzik dinlerken bacagimi salliyorum diger bir yandan da gozlerimle tum havaalanini tariyorum.Korkunc gozuktugume eminim.Ekrana bile bakmadan yazmamin disinda kafami ve gozlerimi surekli baska yonlere ceviriyor olmam biraz garip karsilaniyor.Kucukken bu halerimden cok endiselenen annem beni doktor doktor gezdirmis.Once otistik teshisi koymus bir doktor annem cok uzulmus tabii.Inanamis doktora.Baska bir doktora goturmus,cok unlu bir profesor.Benimle biraz oynadiktan sonra (yas 3) odada yalniz kalmamizi istemis.Odada n’oldu pek hatirlamiyorum sadece bana garip sekiller gosterdigini,daginik halde kupler verdigini onlari bir araya koymami istedigini,bazi sorular sordugunu hatirliyorum.Bir sure sonra profesor odadan endiseli bir halde cikmis.Annem cok korkmus.Teshisin baska bir doktor tarafindan da onaylandigini dusununce dunyasi basina yikilmis.Doktor anneme oturmasini soylemis,genc ve tecrubesiz annem aglamaya baslamis.Doktor konusmaya baslamis ‘Korkacaginiz birsey var evet ama bu sizin tahmin ettiginiz gibi bir sey degil.Kiziniz ustun zekali ve malasef hiperaktif,3 yasinda bile kontrol edilmesi zor bir duygusal zekaya da sahip, manipulasyonun ne demek oldugunu ve durumlari nasil lehine cevirecegini simdiden cok iyi biliyor.IQsu ve hiperaktifligi ile birlesince -eger iyi yonlendirilmezse- sonuclardan korkmaniz gerekebilir.Dunyanin tum buyuk ve kotu anilan liderlerinde rastlanan ozelliklerden bunlar ve biliyorsunuz ki bu durumlarda hersey cocuklukta basliyor ona verdiginiz egitimden tutun da yonlendirdiginiz hobilere kadar hersey cok onemli rol oynuyor.Evet bu her cocuk icin boyle ama Hazan icin hayati onem tasiyor.Fakat bu kolay olmayacak cunku simdiden caninin istedigini yapan, disiplin ve otorite tanimayan ve sevmeyen bir cocuk o yuzden hep aykiri olmasi mumkun.Ona ogreteceginiz en buyuk sey sevgi olacaktir.Bu onun beyninin gelisme asamasinda kotuluklerden uzak tutacaktir.Hayvan sevgisi asilamak,sevgi dolu bir aile en isine yarayacak seyler.Herseyine kendi karar verecektir o yuzden simdiden size ozel ustun zekillar icin ozel bir okula gonderin diyemem muhtemelen bunu reddedecektir ve hiperaktifligin yarattigi yorgunlukla egitimde sorunlar yasayacaktir.Beynini hic durmayayan bir yone yonelemeyen bir makine gibi dusunun cunku.” Annem agzi acik bunlari dinlerken ben de bana verdigi ve numaralarla eslesen renklere gore boyamami istedigi sekilleri adamin verdigi numaralar yerine kendi atadigim numaralara gore boyamaya devam ediyormusum.(Dogru bir sekilde ama sadece kendi istedigim gibi)


Garip biri olma hikayem iste tam olarak boyle basliyor.Doktorun dedigi hersey zaman icinde yavas yavas gerceklesti,gerceklesiyor.Ailemin benim gibi zor bir cocukla basa cikma yontemleri her zaman en dogrusu degildi,her zaman kitaplara gore yetistirmediler ama bana verdikleri sonsuz sevgi sayesinde ben icimdeki -karanlik gucleri- (annemin tabiriyle) iyiye yonlendirmeye basardim.Hala kendimle ve kendi kafam yapimla cok ciddi problemlerim var.Henuz barisabilmis yada orta bir yol bulabilmis degiliz.Hala bazen benden hatta cogu zaman ayri davrandigi oluyor.Hala hiperaktifligimi (artik fiziksel degil tamamen beynimde) kontrol edebilmis degilim.Bir konu yerine ayni anda 10 taneye birden odaklanmaya calismak ve hepsinde basarisiz olmak buna sadece bir ornek.Ama buyudukce kendimi daha iyi tanimaya basladim artik o kupleri birlestirmek yerine daginik kalmasinin beni daha cok mutlu ettigini anladim.Artik biraz daha saglam ilerlemeye hazirim sanirim.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

29 Haziran 2014 Pazar

Erkeklerin evlenmek istemedigi 10 kadin tipi


Evlilik sezonu acildi.Herkes evleniyor,cocuk sahibi oluyor derken biz bekar kizlar gozlerimiz kapida beyaz atli prensi bekliyoruz.Acaba ? Acaba gercekten bekliyor muyuz orasi tartisilir ama bir yastan sonra evliligin secimden cok zorunluluk halini aldigi bir toplumda beklemesek sasirirdim.Ama bu kadar evlenmeyi bekleyen kadin varken,evlenilecek adamlar nerde ? Acikcasi erkeklerin evlilik konusunda kadinlardan biraz daha secici oldugunu soylemek yalan olmaz.Kadinlar birini seviyorsa yada bazi durumlarda erkegin parasi varsa bir tek tasa evlenmeyi kabul edecektir.Ama durum erkekler icin biraz daha karmasik.

Erkekler evlenecegi kadinda bir yuzukten fazlasini ariyor.Cogu zaman sokakta yakisikli adamlarin yaninda gordugumuz ortalamanin altindaki kadinlara bakip "Bu adam bu kadinla ne yapio yeaa" dedigimiz olaylarin aslinda basit bir mantigi var.Erkekler yasamasi kolay kadinlarla evleniyor.

Erkeklerin uzak durdugu 10 kadin tipini durust bir sekilde ele alalim.Durust diyorum cunku o kadinlarin bir kacinda ben de varim.


1.Evin Patronu
Iliskinin baslarinda erkekler her ne kadar bu tip kadinlardan etkilenip onlari ' ne istedigini bilen ' kadin olarak gorse de zamanla bu 'bilmislik' kendini herseyi kontrol etmeye,olaylari yonetmeye,erkege ne yapacagini soylemeye donusunce erkeklerin arkalarina bakmadan kactiklari kadin tipi oluyor.

2.Istanbul gibi fethi zor
Baslarda bu kadinlar cekicidir.Kazanilmasi zor,kacak oynayan,elde edilemez.Ama erkegin bi kadini isteyip,elde edemeyecegini anladigi/dusundugu zaman arasinda hayatina giren ve fethedilmesi o kadar da zor olmayan bir kadinla kendini yatakta bulmasi kacinilmazdir.

3.Ben onu degistiririmci
Her kadin bir iliskideyken ozellikle kiz kankalariyla oturdugu ve saatlerce bos muhabbet ettigi masada ne konusuyor saniyorsunuz ? Ortadogu politigi ? Sizin gecmis iliskilerinizi,yaptiginiz hatalari ve nasil bi adam oldugunuz ! Sizin butun zayif/boktan noktalariniz masaya yatirilip,kiz arkadaslardan alinan gazlar ve ozguvenle kadin bunlari nasil degistirebilecegine dair planlar yapiyor.Bu tur kadinlar genelde once somut seylerle baslar.Giyim tarziniz,kullandiginiz araba markasina yapilan yorumlar,sevdiginiz yemekler ama yavas yavas kaleyi fethetmeye basladiginda coktan karakterinize gecmis olur.

4.Kabus kiskanc -senin toplarini keserim-
Merhaba hepimiz bu kadini taniyoruz degil mi ? Cunku ben de onlardan biriyim.Erkek (duzgun olan) guvenilmek isterken karsisina genelde yasadigi gecmis deneyimlerden kafayi siyirmis olan bu kadin ciktiginda once kadinin ona guvenebilecegini kanitlamak icin herseyi deneyecektir.Ama zamanla kadinin tatmin edilemez supheci kiskancliginin daha cok kan istedigine kanaat getirip arkasina bakmadan kacacaktir.Hic kimse hayatini bir sarmasikla gecirmek istemez degil mi ?

5.Herseyim sensin,hayatim gelecegim gecmisim sensinci.
Yine baslarda erkeklerin cok hosuna giden bu kadin tipi zamanla kabusa donusmeye cok musaittir.Her erkek sevildigini hatta tapildigini hissetmek ister ve bu kadinla iliskiye baslar ama hayatinda bu erkekten baska birseyi olmayan,7/24 bu erkekle konusmak,mesajlasmak,zaman gecirmek isteyen kadin yavas yavas erkegi bogulmus ve bunalmis hissettirir.Bir oneri olarak,her zaman erkegin kapida eve gelmesini bekleyen bir kadin olmak yerine,bazen uzun is toplantilara kalip yada is seyahatlerini cikip 'acaba suan ne yapiyor karim' diye dusundurmek en iyisidir.


6.Babadan sakat kalmis :(
Bu tip kadinlar genelde kendinden buyuk erkeklerle cikip,sevgili,koca yerine bir baba figuru ararlar.Acikcasi baba figuru aramanin cok buyuk sakincalari olmasa da bu kadinlar zamanla babasindan gormedigi ilginin boslugunu doldurmak icin  'babasinin ilgisini cekmek icin herseyi yapacak kucuk kizlara 'donusur.Yine fazla baglanmis hale gelen bu kadinlar,kirilganliklari ve ilgi arsizliklari erkegi kaciracaktir.

7.Dedikoducular
Basta butun herkes hakkinda sahip oldugu minik 'anektod'larla erkeklere eglenceli gelen bu kadinlar zamanla Hurriyet Kelebek ekiyle beraber oluyorlarmis hissini vereceklerdir.Butun gun baska insanlardan onlarin hayatindan konusmayi kendine is edinmis bu kadinlarin kisa bir sure icinde erkegin de aklinda acaba benim hakimda da bu kadar konusuyor mu soru isaretlerini yaratmasi isten bile degildir.

8.Haset
Bu kadinlar asla sahip olduklariyla mutlu olmaz.Hep tanidigi yada tanimadigi diger insanlarin nasil esyalari,arabalari,cantalari olduklarindan bahseder ve hep kendisinin nasil daha iyilerine sahip olmadigi icin mutsuz oldugunu belli eder.Ornegin bu kadina Fransada guzel bi surpriz tatil plani hazirladiginizda hemen size is arkadasinin esinin onu nasil Maldivlere goturdugunden bahsedecektir..Tabii erkek de Fransada kendini oldurmeden once kacmayi tercih eder.

9.Yemek yemeyen
Bu kadinlar her yerde.Ya surekli diyettedir yada yemek konusunda cok secicidir.Basta erkeklerin 'neyse en azindan kilo almayacak' diye dusunup,sevindigi bu skinny kadinlar zamanla ortak bir yasami kabusa donusturecektir.Yuzleselim erkekler yemek yemeyi seviyor ve cogu sosyal durumlar yemek cevresinde sekil aliyor.Kim kocaman bi steaki yerken karsisinda salatayi kemirip,icindeki peynirin yagindan emin olmadigi icin mutsuz olan bi kadini ister ki ? Yada onu guzel bi restauranta goturdugunuzde 'Aiyy ama ben deniz urunu sevmiorm :S:S:S' diyen bi kadini...

10.'Annemle gunde 5 defa konusup ona herseyimi anlatirimci'
Bu kadinin annesi telefonunun hizli aramasinda olup gunde her karar yada buyuk/kucuk olay icin tuslanir.Bu kadin annesi icin yasar ve uzaktaysa saatlerce telefonda konusur/yakindaysa hemen hemen her gun gorusur.Aileye deger vermenin onemli ve guzel bir sey oldugunu hepimiz biliyoruz tamam ama hic bir erkek beraber olacagi kadinin annesinin icinde oldugu uclu bi iliski yasiyormus gibi hissetmek istemez !

Aklinda olsun , cogu erkek sadece yasanmasi kolay,guclu degerlere sahip,mutlu ve olabilecegi insanin en iyisi olabilecek kadinlarla beraber olmak istiyor.Hicbir kadin yada erkek mukemmel degil ve partnerinizde bu ozelliklerin en az 2 ikisiyle zaman zaman karsilasacaksinizdir ama unutmayin ki onemli olan,kimin kotu yanlarina da katlanmayi sectiginiz.

Ps.Kadinlarin evlenmek istemedigi 10 erkek tipi yazisi da yakinda :)

27 Haziran 2014 Cuma

Seksi seven kadin olmak.

Seksi seven bir kadinsaniz erkeklerin her zaman 'kolay kadin' oldugunuzu dusunmelerine alismalisiniz.Siz her ne kadar aksini kanitlamaya calisirsaniz calisin kafalarinda bu dusunce degismeyecektir.Cunku seksi seviyorsaniz kesin onunuze gelenle yatiyorsunuzdur, di mi ?

Seksi seven bir kadinsaniz hayir dediginiz anda beklenmedik tepkilere alisin.Sizin 'basim agriyor,istemiyorum' demeye hakkiniz yoktur.Her zaman erkeginizi mutlu etmek icin hazirda beklemeli,ne zaman istese ona hizmet etmelisiniz.Hayir dediginiz anda sizi onu seksle tehdit etmekle suclayacaktir cunku.

Seksi seven bir kadinsaniz koparamadiginiz duygusal baglar geregi dondugunuz adamlarla kendinizi birden yatakta bulunca onlarin bu birlesmeye sizin baktiginiz gibi bakmadigini kabullenmelisiniz.Ne de olsa siz hep 'seksi seven -kolay- kadindiniz', o kisiye duygular besleyebileceginizi, seksin sadece sizin icin cinsel olmadigini asla anlamayacaklardir.Ve sizi defalarca donup sevisebilecekleri bedenler olacak goreceklerdir.Ustune bunu ilerde hayatiniza girecek erkekler de paylastiginizda -cunku durustsunuz- 'Sen zaten ayrilsan bile eski sevgililerinle yatan birisin' diye kullanacaktir.

Seksi seven bir kadinsaniz Turkiye'nin roportaj basarilariyla kendini kanitlamis bir gazetecisi olsaniz bile, her zaman bu etiketle degerlendirileceksiniz.Gecenlerde girip Ayse Arman'in instagram fotolarinin altindaki yorumlari okudugumda yasadigim soklara hazirlikli olacaksiniz.'Sen zaten seksini anlattin,2003te Peruye sevgilinle gittin sevistik dedin yazinda farkli yerlerde bahsettin,senin utanman yok..' bunlardan sadece en hafif olanlari olacaktir.

Seksi seven bir kadinsaniz,her duygusal boslugunuzda yaptiginiz hatalar icin 'Vajinanizla dusunmekle' suclacaksiniz.Neden ? Cunku 3 gun once en yakininiz olmus,sizin sevisirken yuzunuzun aldigi hali bilen adam gidip cinsel organinizi bile sacma argumanlarina destek olarak sunma hakkini kendinde gorecektir.

Seksi seven bir kadinsaniz kiskancliklariniz 'sekse dayali' olusan karakterinize baglanacak,herkesi herkesle sevisiyor sanmakla itham edileceksiniz.Olusturmayi beceremedikleri guveninizi,kendi egolarini daha fazla sisirmeye calisirken defalarca kirdiklarini farkinda olmadan oturduklari yerden aforizmalar sikacaklardir bu cakma 'kadin gurmeleri'.


Seksi seven bir kadinsaniz yalniz kalmaya alisacaksiniz.Dunya'nin neresine giderseniz,erkeklerin en az %75'nin size bu etiketi kullanmaya calisarak yaklasmasindan bikip kendi yolunuza gitmeyi bileceksiniz.Siz,bir orta dogu ulkesinden gelip 'aman bakire kalayim da ama cirilciplak seviseyim'ci kadinlardan olmadiginizdan,seksten konusmaktan korkmayan, daha 5 yasinda bile cocugun nasil yapildigini anlatan bi anne,babadan geldiginizden,seksin de yemek yemek,tuvalete gitmek kadar dogal bir ihtiyac oldugunu ama bunlardan cok daha buyuk ask,bebek gibi en yuce konularin araci,sebebi,sonucu oldugunun bilincinde oldugunuz icin her zaman basiniz dik,ne istedigini bilen,istedigi gibi almasini da beceren ama yalniz bir kadin olacaksiniz.

Ps.Cok yakinda hayata gecirmek istedigim Turk kadinini biraz daha kendi cinselligi,seks ve cinsel saglik konularinda bilinclendirmek adina olusturmak istedigim bir websitesi projem var.Olur mu olmaz mi bilmiyorum.Uzman degilim onu cok iyi biliyorum.Sadece bu konuya ozel ilgim oldugu asikar.Seksin sadece cinsel birlesmeden olusmadigini bilecek kadar birseyler yasamis biriyim.Ben sadece kendi bildiklerimi,guvenilir,kanitlanmis kaynaklardan arastirdiklarimi paylasip kadinlari kendi cinselliklerini kesfetmeleri konusunda biraz guclendirmek,yureklendirmek istiyorum.Bu konuda fikirleriniz,paylasmak istediginiz seyler varsa lutfen mailinizi yorum olarak birakin.Size donerim.

Sevgiler ,
Seksi seven kadin.

26 Haziran 2014 Perşembe

Isik

2-3 senede bir major klinik depresyon yasamak aliskanlik halini almisti.Doktorlarin soyledigine gore,tedavilere duzenli devam etmemem,obsesif kompulsif kisir dongu,ust uste binen sorunlar,sagligimin daha cok bozulmasi,ailemden uzak kalmam derken 1 ay once bi kac gun icin aklimin iplerini kaybettim.Hicbir fizyolojik sebebi olmamasina ragmen kendime gelemedim.Tamamen baska bi boyuta,dunyaya gectim.Ve bi kirilma ani yasadim.Kendime butun bu yasattiklarimdan,hata ustune hata yapmaktan,hayatimin kontrolunu ele gecirememekten cok biktim.Bi toparlanma surecine girdim.Kangren olmus herseyi kesip atmaya calistim,yapabildigim kadar.Sorunlarin hepsinin birden ustune gitmek yerine,yavas yavas ele aldim herseyi.Cok basinda herseyin duzeltme yolunda ama en azindan denemeye basladim.Bu durumu hayatimda bilen kimse yok.Yani bir kisi vardi o da kangrenli parcalarla birlikte kesip atildi.Ailemin bilmesini istemiyorum uzulecekleri icin,arkadaslarimin bilmesini istemiyorum anlayacaklarini dusunmedigim icin ve zaten her zaman da 'kendi isini kendin yap' 'kimseden yardim isteme'  kafasinda biri oldugum icin gidip yakin cevremdeki insanlara sorunlarimi anlatabilen biri hic olmadim.O anlatabildigim tek kisi de tum bunlari sonuna kadar kullandi.Her zaman oldugu gibi.Bunlar artik beni sasirtmiyor ama farkettigim sey,sorunlarimin yansimasi olan insanlari hayatima sokmaya calisiyor olmamdi.Yani neresi aciyorsa,bana ayni aciyi yasatacak insanlari bulup,bir nevi daha cok canimi acitarak eski acilari unutmaya calistigim bir uyusturucu dongusundeydim.Zayif biri olmadim hic bir zaman ama her zaman fazla hassastim.Bu isleri daha karistirdi.Kullandigim ilaclar bir ise yaramadi yada belki yarayacak kadar uzun kullanmadim.Ailemi aylarca gormezsem herseyle daha iyi basederim onlarin uzulmedigini gormeden diye dusundum,ise yaramadi.Ne kadar yalniz debelendiysem o kadar battim.Suan durum farkli degil.Hala hayatimdaki tek bir insana bile anlatabilmis degilim ki zaten kimsenin anlayacagini sanmiyorum.Disariya normal gozukmeye o kadar alistirdim ki kendimi herkes yalan soyledigimi dusunur.Ama en azindan bir suredir kendime itiraf edebiliyorum.O yuzden kisa da olsa bu satirlari yazmak istedim.Cunku artik saklamiyorum.Tabii ki hala yakin cevremdekilere anlatamiyorum ama en azindan siz biliyorsunuz.
Suan hala 'hayat ne kadar guzel' modunda degilim.Sanirim zaten hic bir zaman da o modda olmadim ve olamam bu icinde yasadigimiz dunyada ama en buyuk istegim hayatimda herseyi yoluna koyabilmek.Yalnizligin artik beni oldurmedigi,yasattigi bi hayata gecmek.Benim gibi hayati 'sevgi ve sevdikleri' uzerine kurmaya calisan karakterdeki insanlar icin gercekten cok zor.Herkes farkli kimi kariyer odakli,kimi zevk,mutluluk kimisi is.Ben oyle degilim.Hic bir zaman gecici zevkler,mutluluklar umrumda olmadi.Para umrumda degil.Kariyer,is.Istemiyorum.Kendim icin biraz para kazaniyim yeter.Ben sadece sevdiklerimle olmak istiyorum.Birilerini sevebilmek istiyorum.Tabii bu da sectigim yada soyle diyelim secmek zorunda kaldigim yalniz hayati bu yasadigim buyuk cikmazlarla karsilastiriyor.Ama bir yolunu bulacagima inaniyorum.Birilerini sevmekten kastim illa sevgili,aile degil cunku.Verebilecek o kadar cok sevgisi olan insanlarin bunu ask ile aile kisitlamasini hic bir zaman anlamadim.Zaten bu kadar buyuk kalpli insanlar hic bir zaman ask yada aile ustune bir hayat kuramamistir.Benim gibi.Tabii ki cok isterdim bunu becerebilmeyi ama karsiniza sizinle ayni kalbe sahip olmayan insanlar cikinca yurumuyor.Kendi sevginizin agirligi altinda eziliyorsunuz.Ben de sevgimi verebilecegim koca bir Dunyanin icine girmeye hazirlaniyorum.Okul biter bitmez,yillardir odaklanmak istedigim 'savas cocuklari'na odaklanmak istiyorum.Yillarca napacagimi dusunmus,hicbir zaman bulamamis biri olarak bir kac zaman once aslinda yillardir burnumun ucunda durdugunu farkettim yapmak istedigim seyin.Cocuklara yardim etmek,onlara daha iyi bir hayat sunmak.Dunya saglik orgutunde kabul edildigimi ogrendigim stajdan sonra hersey daha berrak bi hal almaya basladi.Okulu bir an once bitirip public health masterina baslayip bir yandan da Guney Sudan'da calisma imkanim olacak stajdan sonra.Staj 1 ay ve onumuzdeki Subat ayinda.Bu uzun zamandir bekledigim minik isiklardan biriydi.O kadar karanlik bi yolda yururken,cok ufak bi isik bekledim.Sadece biraz yolumu aydinlatabilmek icin.Ve o isik bana geldi.Nasil oldu,neden bilmiyorum.Yazarken bile gozlerim doluyor mutluluktan.Hayatimi,yolumu parmak uclarimla cizebilmek,gozlerimi kapattigimda ne yapacagimi bilmek benim icin bi kurtulus.Tabii isik geri kazandigim tek sey olmadi.Tanrinin benimle oldugunu,kalbimde oldugunu yeniden hissetmeye basladim.Belki uzun suredir benimle konusmuyordu ama en azindan hala elimden tutuyor.

Kendi isiginizi bulmaniz dilegimle.
Hazan.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Hayatinizdaki erkegin sizi sonsuza kadar sevmesini nasil saglarsiniz ?


Hayatimin en iyi gunlerini gecirdigimi soyleyemem.Ben hicbir zaman hayatimin en iyi gunlerini gecirmedim zaten.Dogama aykiri mutluluk.Ama sanki son 7-8 aydir bilincli olarak mutsuz ediliyormusum gibi hissediyorum.Sanki tum dunya karsima gecmis,umurlarinda olan tek sey (dunyanin isi gucu yok ya) mutsuzlugum gibi davraniyordu...Tabii bunun saglikli olmadigini anlamam cok uzun surmedi.Ben de tum dunya ile kavga etmek yerine biraz daha farkli bir yol izlemeye karar verdim.Dunya ile baris yapmaya...Pollyanna olmak bana gore degil.Surekli mutlu ve pozitif gezen insanlara da kafa atasim geliyor ama en azindan deger verdigim bir kac seyi kurtarmak adina biraz daha rahat ve sakin tavir almaya karar verdim.Kaybetmekten korktugum biri icin bu kadarini yapabilecek olmak,bencilligi bir kenara birakip biraz da 'biz' diyebilmek ilk baslarda kulaga hic zor gelmiyordu.Ta ki islerin oyle olmadigini anlayana kadar.

Hayatimin en kotu gunlerini gecirmemin sebebi tipik mutsuz kiz sorunlari degil.Anlatabileceklerim sinirli,anlatamayacaklarim cok fazla.En buyuk yuk omuzlarimdaki Dunya'da herkesten ve herseyden cok sevdigim annemin rahatsizligiydi.Bunu, benim kendi sorunlarimin olusturdugu yuklerden bile daha fazla hissettim sirtimda.Ogrendigim andan beri bogazima birsey saplandi ve yutamadim.Gitmedi bogazimdan.Neyse bu konulara girmeyecegim ne de olsa bugun konumuz baska.

Hayatimin bu renksiz gunlerini gecirirken bir yandan da iliskimi yiprattim tabii.Yasadigim her uzuntuyu,her sarsintiyi birebir bu insana dolasiyla iliskiye yansittim.Yada oyle oldugunu dusundum.En cok ihtiyacim oldugunda tutunacak bir omuz aradim bulamadim,sonra kendimi bu insanin sorumlulugunun bu olmadigina da inandirdim.Kendi hatalarimla da yuzlestim.Kendim ayaga kalkmak icin kimseye tutunmadan tabir-i caizse kendi basima debelendim.Ozellikle son bir kac gundur kendimden ne kadar fazla verdigimi farkettim.Yaptigim herseyin yanlis yada yetersiz oldugu,ne bana guc verecek bir soz ne bu mucadelem icin bir takdir yada ufak bir motivasyon ne de bir sevgi sozcugu duydugum bir durumun icine girdim.Tek yasadigim,kendi hatalarimi affettirmek icin alttan almaya calistigim durumlari duzeltmeye calisirken daha cok uzulmek oldu.Her cabamda daha cok geri itildigimi hissettim.Her "ozur dilerim" dedigimde daha cok suclandigimi,her sevgimi anlatisimda daha cok kucumsendigimi ve cogu zaman bu sevgimde yalniz birakildigimi,her hatamda daha da cok sucu ustlendigimi...Bunlar sadece benim hissettiklerim.Gerceklik payi var mi yok mu bilmiyorum.Sadece hissediyorum ve ne yazik ki icine girdigim durumu gorebiliyorum.

Yazinin asil sorusuna donelim.Tam olarak yukarda yazdiklarimla baglantili cunku bu sorunun cevabi.Bir erkek sonsuza kadar sizi nasil sever ?

Onu bogmadiginiz,sorgulamadiginiz,ne derse desin ona inandiginizda.
O ortadan kaybolmak istediginde agzinizi kapatip onun size geri gelmesini beklediginizde.
O size bagirdiginda susarak belki kendi hatasini anlamasini beklediginizde,hatali oldugunu hala dusunmuyorsa onu 'bagirttiginiz' icin ozur dilediginizde.
Hayatinizin en kotu doneminde muhtelemen ruh sagliginizi koruyamadiginiz bir anda sevgisini defalarca yaptiginiz gibi (cunku siz hic sevilmediniz) sorguladiginizda ve o hayatinizin bu donemine ragmen sizi tamamen yalniz birakip gittiginde yine de pesinden gidip butun sucu uzerinize alip olanlari duzeltmeye calistiginizda.
Ne olursa olsun,ne derse desin sakin kalmaya calisarak.Sizi en hassas oldugunuz yerlerden bile yakalayip saka ile bile olsa rahatsiz ettiginde gulup gecmeye calisarak.
Sonsuza kadar onu yaninizda tasimak icin bir dovme yaptirdiginizda ve o bunun erken oldugunu dusunup "Dovme de yaptirmasaydin" dediginde gidip sessizce ozur dileyip,onu erken beklentilerinizle korkuttugunuzu siktiginizi dusunup konuyu hic uzatmadan dovmeyi silmeye gittiginizde.
Bir cumartesi gecesi bi ev partisine bile gittiginde rahatsiz etmemek icin mesaj bile atmadiginizda ve tabii ki o size -zaten normal olarak- mesaj atmadiginda bozulmadiginizda.
En ufak bir hatanizda size cok kizip defalarca ulasmaya calismaniza ragmen ulasamadiginiz en sonunda aramanizdan sikilip telefonu actiginda ve size bagirdiginda konuyu buyutmemek icin susup ertesi gun hicbir sey olmamis gibi davrandiginizda.
Siz ona butun hayatinizi,gecmisinizi anlatirken o sizinle onu cok uzdugunu bildiginiz ve bu yuzden sizi de uzen bir durumu paylasmak istemediginde ona hak verip konuyu kapattiginizda.

Listeyi uzatabilirim.Ve ben buraya yazdikca belki siz her bir maddede bir erkegin sizi boyle sonsuza kadar sevecegini inanabilirsiniz.Malasef ki durum boyle degil.Siz de biliyorsunuz.

Bir erkek sizi sevdiginde siz n'aparsaniz yapin yada ne kadar manyak olursaniz olun sizi sakinlestirecek ve sevildiginizi hissettirecektir.Sizi yalnizliginizla ve delirerek bakacaginiz duvarlarla basbasa birakmayacaktir.Bir erkek sizi sevdiginde butun bu yukarda okudugunuz maddelerin hicbirini dislerinizi sika sika,kimi zaman zaman aglaya aglaya yapmaniza gerek kalmayacaktir.Bir erkek sizi sevdiginde,sizin 1 tane gozyasiniz bile onun canini,siz onun canini ne kadar yakarsaniz yakin,daha cok yakacaktir.Aglamaniza izin vermeyecektir.Bir erkek sizi sevdiginde,bunu bilirsiniz.Bunun icin sorular sormaya,gunlerce dusunmeye ihtiyac duymazsiniz.Bir erkek sizi sevdiginde sadece hissedersiniz.

Ben hayatimda hicbir zaman sevildigimi dusunmuyorum.Belki haketmedigimi dusundugum icin yada gercekten sevilmedigim icin bilmiyorum.Ama bildigim tek birsey var ki gercek sevgiler uzakta bir yerde var.Belki bir gun karsimiza cikacak,belki bir gun farkedecegiz belki de sonsuza kadar boyle devam edecek.Her ne olursa olsun,birini seviyorsaniz,onun icin yapabildiginiz kadar fedakarlik yapin.Belki o zaman sevdiginiz insan sizin fedakarliginizi gorup sizi sonsuza kadar sevebilir.Belki..Belki suan soylediklerim kulaga cok fazla cosmopolitan kadini gelmiyordur ama iliskilerimde yapmayi becerebildigim tek sey bu oldu.Birseylerin,birilerinin degerini anladigimda asla onlari kirmadim yada yari yolda birakmadim.Hep birseylerin yurumesi icin caba gosterdim.Tam olarak suan da yaptigim bu.Bu demek degil ki tum kalbimle sevilmedigime inaniyorum ve ona ragmen cabaliyorum.Icimde bir yerlerde belki inaniyorumdur sevildigime ama fedakarligimin asil sebebi benim sevgim.Benim onu cok sevmem.Nereye kadar goturebilirim bilmesem de.




4 Nisan 2014 Cuma

Love

"Dear Hazan ,

You will never know what it means to me seeing your face again.It is been hard to see those once hopeful eyes now only carrying pain and shadows of life.But I know those eyes too well.Pain cause a new way of seeing things.See,here,at the edge of death you never felt more alive.You know that you’ve done what you were created to do,to love these kids.I know I couldn't do it alone and then you came along.Maybe these kids can help you find your way like they did for me.Remember that story you wrote about God and sparrow ? I heard you saying you didn’t believe in anymore.That’s okay.He’s patient.I am proof of that.Whatever happens,I have peace and I want the same for you.Find your stride.Share your stories.They matter.Live,breathe and find a way to believe in again."



Life is so beautiful.So full of magic and possibilities.I thought my story had come to an end but I was wrong.I find something that I've lost along the way.Something I had once believed so strongly.That the storms of life are bound to come but that maybe even in those storms,in the loneliest times of all,you’re never really alone.Love is the most powerful thing on earth.I’ve seen what it can do and it can do amazing things.Sometimes, I imagine a world where everyone knows a love unconditional.What a beautiful world it is.I think he had it right that there truly is enough love to go around.All you have to do is sharing.What if God’s love is like the sun,constant and unchanging ? What if you woke up one day and realized nothing can take that away.

10 Mart 2014 Pazartesi

Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku...

Gecenlerde hayatimda bu aralar benim icin cok degerli olan,Borayla konusurken ona -eskiden yasadigim kotu deneyimlerden de kaynaklanan bir endiseyle- ilerde ailesinin beni sevmemesinden korktugumu soyledim.O da bunun umrunda olmayacagini da soylese,saklanamayacak bir gercek olarak 'turk aile yapisina' uygun olmadigimi soyledi.Bunu beni yaralamak icin yada turk aile yapisini yuceltmek icin soylemedigini bilsem de -cunku kendisi bu olaylarla benden daha cok dalga gecen biri- yine de alindim.Cunku hayatimdaki adamin 'turk aile yapisi' kelime obegini cumle icinde bile kullanmasi beni fazlasiyla rahatsiz etti.Peki neden ?

Cunku ben her zaman boyle seylerin gercekliginin benim gercekligimden uzak olduguna inaniyorum.Turk aile yapisinin varligini tabii ki inkar etmiyorum,bu bir gercege gozlerini kapamak olurdu ama ben 'bu gercege aykiri olma' gercegini reddediyorum.Benim hayatimdaki insan da 'turk aile yapisi ne ya,boyle birsey nasil varolabilir' diyebilecek biri olmali diye dusunuyordum.Bana turk aile yapisina aykirisin demek yerine bu degerlerle dalga gecebilecek ve beni rahatlatacak biri...Cunku ben,bize ozellikle son 10-20 senede dayatilmis,kadini alcaltan bu son derece cinsiyetci degerleri kabul etmeyi reddediyorum.Bu gercege gozlerini kapatmak degil aksine baskalarin gerceklerini sorgulayip kendi gerceklerini kabul etmekle alakali birsey.Ben hayatim boyunca,hicbir zaman o bahsedilen 'turk aile yapisi' ile uzak yada yakin herhangi bir iliski icine girmeyecegim yada onlarin kurallarina gore yasamayacagim.Onlarin gerceklik olarak kabul ettigi herseyi reddedecegim.Cunku onlarin gercekleri varsa benim de gerceklerim var.Onlarin icinde buyudugu bir turk aile yapisi varsa,benim de var ve benim buyudugum aile bana durustlugun ve kendi degerlerine sahip olmanin ne kadar onemli bir sey oldugunu her gun hatirlatiyor.Her gun daha iyi bir insan olmam icin,yakinlarima ve cevremdekilere sadece kendim olmam gerektigini,onlari kirmayacak ve zarar vermeyecek olculerde fikirlerimi savunmami ve kendi hayatimi yasamami ogutluyor.Insan sadece mutlu oldugu zaman uretken ve faydali hatta cogu zaman daha iyi bir insan olabilir.Bizim gibi baskici toplumlarda suc oranlarinin bu kadar yuksek olmasinin,kadina siddeti durduramamizin sebeplerinden biri kendimizi ve diger herkesi sokmamiz gerektigini dusundugumuz kaliplar.O yuzden biri bana 'turk aile yapisi' diyince bu kadar sinirleniyorum.Hangi turk aile yapisi ? Kime gore,neye gore ? Bana hangi sahte degerlere sahip insanlarin deger yargilarini dayatmaya calisiyorsunuz ?

Benim turk aile yapisina aykiri olmamin sebepleri de gulunc.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku 17 yasinda herkesi,herseyi arkamda birakip yurtidisina tek basima okumaya gittim.O zamandan beri de yalniz basima yasiyorum,son zamanlarda da ayaklarimin ustunde durmaya calisiyorum.Oraya gidisimin ana sebeplerinden biri annemin babamin yasadigi ayrilik olsa da sonunda kendim icin dogru olan bir karar verdigimi biliyordum.Cunku Turkiye'de yasayan,yasamak zorunda kalan insanlarin girmesi imkansiz olan farkli hayatlara,butun dusuncelerin tartisilabildigi,insanlarin korkusuzca fikirlerini savundugu,insana saygi duyulan bir dunyanin icine girdim.Tabii ki hersey bu kadar toz pembe degildi.Evlenene kadar ailesinin yanindan ayrilmayacak yada sadece universite/is icin baska sehirlere giden genc kizlarin hayatlari boyunca hicbir zaman karsilasmayacagi bir cok sorun ve defalarca "artik kaldiramiyorum" dedigim olayla karsilasip tek basima halletmek zorunda kaldim.Defalarca,sadece tek basima dusup kalkmayi,dizlerime bulasan pislikleri temizleyip,gozumun yaslarini silip yoluma devam etmeyi ogrendim.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku bu surecte bana dayatilan hicbir olguyu sorgulamadan kabul etmedim.Sadece kendi degelerimi -diger insanlarin degerlerine saygili oldugum surece- savundum.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku benim annem,17 yasindan beri calisan,kendi parasini kazanan ve bu sayede hayatimizdan babam ciksa da beni tek basina okutup bu gunlere getirebilmis,imkansizlari basarmis bir kadin.Benim annem gunde 13-14 saatten daha cok calisip,Istanbul gibi bir yerde,25 senelik bir evlilikten sonra tek basina ayaklari uzerinde kalmayi basarmis bir kadin.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku benim dovmelerim var.Ben yine,kimin ne diyecegini dusunmeden Dunya'da sahip oldugum en degerli insanlardan biri olan annem icin bir dovme yaptirdim.Digerlerini de canim istedigi icin.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku babam bizi terkedip gitti ve biz arkasindan perisan olmadik.Bosanmis bir ailenin cocugu olsam da hicbir zaman bunun altinda ezilmedim yada kendimi bu yuzden gucsuz hissetmedim.Evet bu konu benim hep hassas noktam oldu anneme,babama duydugum sevgiden ve babam yuzunden yasadigim kalp kirikliklarindan dolayi fakat hicbir zaman bu durumu kullanan insanlarin kendi ezikliklerinin beni de ezmesine izin vermedim.Emin olun,bunu cok deneyen oldu.Ben turk aile yapisina aykiriyim cunku ben hicbir zaman kadinin kaliplara sokulmasina izin vermedim."Kiz cocugu gidemez tek basina yurtdisina." kabul etmedim.Bizim beynimiz,kendimizi koruma icgudulerimiz yok mu ? Bizim daha iyi egitim alma hakkimiz,bizim canimizin istedigini yapma hakkimiz yok mu ? "Kadinlar cinselliklerini sadece esleriyle yasamali." kabul etmedim.Neden ? Bizim de hormonlarimiz var,bizim de vucudumuz ayni erkeklerin ki gibi calisiyor,sirf senin penisin var ve benim vajinamda bir zar var diye ben kendimi niye sevdigim,asik oldugum insandan veya insanlardan sakinayim.Ha istersem asik olmadan da yaparim,bu vucut benim,alacagim zevk de benim ve kimseyi ilgilendirmez.Evet ben turk aile yapisina tamamen aykiriyim cunku ben durustum.Ben her zaman her halti yiyip kendini bakire olarak lanse edip dugunlerinde hediye paketi gibi,bir esya gibi kirmizi kurdeleyle sarilanlarla dalga geciyorum.Kadinin ve kadinin cinselliginin bu kadar maddesellestirilmesine tamamen karsiyim.Evet ben turk aile yapisina aykiriyim cunku ben soz olayini bir esya satin alma olayi gibi,nisan/dugun gibi olaylari da tamamen kendi dusunce ozgurlugum ile benim icin gereksiz buluyorum.Evet ben sadece evlenecegim adamin ailesini memnun etmek icin 6 saat dugun ayakkabilari icinde hayatim boyunca ilk defa gordugum ve muhtemelen bir daha asla gormeyecegim onlarca insanin elini opmem.Onun yerine sevdigim adami ve yakin ailemizi alip herkesin rahat oldugu bir kutlama yapmasini tercih ederim.Evet ben turk aile yapisina aykiriyim cunku ben 17 yasindan beri kendime kadin demekten korkmuyorum.Ben 17 yasindan beri adima,cinsel kimligime,ozgurluklerime, kendi deger yargilarima sahibim.Evet ben turk aile yapisina aykiriyim cunku bu turk aile yapisinin varligini hicbir zaman kabul etmeyecegim.Ve karsima benimle bu degerlere gulup 'TURK AILE YAPISININ CANI CEHENNEME" diyecek biri cikana kadar kendi inandigim deger yargilari olcusunde kendi ailemi de kurmayacagim.Sahte degerlerinizin cani cehenneme.

23 Şubat 2014 Pazar

Cocuk kadin


Iki farkli kadin var.Ilki,restaurantta soyledigi yemek gecikince sakince garsona soran ve sessizce yemegi bekleyen,yemek soguk geldigi yada beklemedigi gibi gelmedigi takdirde de yemegi yiyip,rahatsiz edici bir sahne yaratmayan fakat eve gittiginde burun delikleri buyuye buyuye sikayet sayfalarina,restaurantin sosyal medya kanallarina saldiran kadin.Ikincisi ise,soyledigi yemek gecikince sakince garsona soran,asik bir surat ve devirdigi gozleriyle yemegi bekleyen,yemek soguk yada beklemedigi gibi gelmedigi takdirde garsonu/yetkiliyi cagirip bir guzel azar cekip,eger garson/yetkili kaba davranmaya baslarsa da restauranti birbirine katan ve o yemegi yemeden + parasini odemeden cikip,cikarken de el hareketi ceken fakat eve geldiginde konuyu degil hatirlamak ve sikayet sitelerine kosmak, sevdigi adamla sevismekten baska bir sey dusunmeyen kadin.

Benim hangisi oldugumu tahmin etmek pek zor olmasa gerek.Ben tabii ki ikinciyim.Dogustan sorunlu,onune gelen herseyi sorgulayan,istedigini bulamadiginda problemler silsilesi yaratmaktan cekinmeyen,sessizligi kendine en buyuk haksizlik goren,soguk bir yemek yemek yerine o yemegi o sekilde getirenin yuzune yedirmeyi tercih eden,dramalar kralicesi.Malasef bu gibi kadinlarla,benim gibi kadinlarla hayat gecmez.Cunku sorun her zaman soguk gelen bir yemek olmayacak.Sorun her gun baska bir sey olabilir.Kravatinizi takarken biraz daha fazla gosterdiginiz ozenden tutun da,sabah uyandiginizda ki asik suratiniz olabilir...Ornekler fazla.Cunku bu kadinlar her ne kadar yaptiklarinda hakli olduklarini dusundukleri icin yaptigini soyleseler de asil mesele isin karmasina,kavgasina asik olmalidir.Huzur vermemek iclerinde vardir.Kavgalari da sizinle degil tum dunyayladir.Tabii bu kadinlarin duzelmisleri,biraz daha kontrollu olanlari da vardir.Yasla ve karsina cikan o kavgalara seninle girmekten korkmayan insani buldugunda degistigini soylerler.Acikcasi,isin kavgasini gecelim bu biraz da Dunya'nin tepesinde oturduguna inanmakla alakali.Kendini (ve sevdiklerini)oyle bir yerde goruyorsun ki,herseyin dogru olduguna inandigin sekilde yasanmasi gerektigine inaniyorsun.Karmasik degil mi ? Mesela sevdiginiz adamin arkadaslarinin hatta eski sevgililerin bile size yakisir olmasi gerektigini dusunmek nasil bir manyakliktir ? Ortaya defterler dokulse sizin eskilerinizden bir komedi tiyatrosu cikacak olmasina ragmen cocuksu bencilliginize hayir diyemiyorsunuz.Evet dogru kelime bu.Cocuksu bencillik.Aslinda butun o kavgaci ve sorunlu kimligin altinda sadece korkmus korunmayi bekleyen minik bir cocuk vardir.Savas actigi,zirhlarini kusandigi her masali sadece kendini korumak icin anlatan bir cocuk.Kaybetmekten korkan bir cocuk.Yemegi geri gonderirse,onune dayatilan soguk bir yemegi kabul etmeyecek kadar buyudugunu kanitlamaya calisan bir cocuk.Sevdigi adam bir is arkadasiyla (kadin) disari ciktiginda,gozleri donecek ikisinin o gece nasil opustugunu dusunmekten uyuyamayacak kaybetmekten korktugu kadar,bu kaybetme korkusundan da kacmak icin her defasinda bilerek,isteyerek kaybeden cocuk.Birine baglanmayi herseyden cok isteyip fakat sadece kendi koydugu kurallara uyum saglayacak insani (cunku boylece o kisi onu sonsuz sevdigini gosterip,guvenini kazandiktan sonra zaten kurallarin bir onemi olmayacak bir denge bulanacaktir) bekleyip sonsuza kadar yalniz kalacak bir cocuk.Sonsuz,kosulsuz,anlasilmaz ve bazen olumcul olan sevgisiyle kendi kendini zehirleyen, bogan bir cocuk.O soguk yemek icin cikardigi kavgada yaninda durmayacak butun adamlari bir kalemde silip,pire icin yorganlar yakan kendisi gibi olumcul olan aski arayan bir cocuk.Aslinda bu kadinlara acimak,sevgilerini kucumsemek yada onlardan korkmak yerine onlari sonsuz sevebilecek adam dunya uzerinde baska hicbir yerde bulamayacak bu kosulsuz sevgiye sahip olacaktir.Fakat bu cocuk kadinlar ne kadar iclerinde korkak kucuk cocuklar gibi olsalar da cesurluklari sahte degildir.Bu kadar sevmeye hazir olan bir kadinin korkak olmasi zaten mumkun degildir.Ama o kadar cesur olacak biriyle hayatlari boyunca karsilasmayacak olduklarinin bilincini cok kucuk yaslarda edinmislerdir.O yuzden her hikayeyi kendilerinden nefret edene kadar zorlayip,soguk yemek gibi,kendi sahnelerini yaratip giderler.Bu hikayedeki erkekler de soguk yemegi sorun cikarmadan yiyen kadinlarla evlenirler.Ne de olsa eve gittiklerinde sevisip sevismemeleri o kadar da onemli degildir.Belki onlarin huzurlu uykudan anladiklari sonsuz bir sevginin yaninda uyudugunu bilmek degil de kavga etmeden uyudugun gecelerin toplamidir.

Iyi geceler tum cocuk kadinlara.

18 Şubat 2014 Salı

Benimle yanmak ister misin ?


Uzun suredir hicbir sey hissetmiyorum.Mutluluk,aci,heyecan,ask,ozlem,sevgi...Bu ne kadardir boyle devam ediyor bilmiyorum.Yasadigim her duyguya,herseye bagisiklik kazanmis gibiyim.Gunluk hayatimi surdurmek icin hissetmem gereken yada hissediyormus gibi davranmam gereken duygulari ezberledim.Annemi sevmeliyim,hayattan vazgecmemis gibi gorunmemek icin biraz hirsli davranmaliyim,nadir gorustugum bir kac arkadasimla sosyal normlara uygun sekilde kopmayacak minimum seviyede iletisim kurmaliyim.Bu duygulari/davranislari ezberledigimden beri hersey daha kolay.Duygularin dogurdugu sonuclarin altinda ezilmedikce taklit etmek hic de zor degil.Herkes yapiyor.Congenital insensitivity to pain.Tiptaki adi bu.Tabii bu hastalik fiziksel acilardan bahsediyor.Ben de onlardan fazlaca var.Benim bagisikligimin oldugu duygular.Atese elini uzatip hissetmemek, ta ki butun kolunun yandigini gorene kadar izlemek etkileyici bir sahne olsa gerek.Ben buldugum her atese elimi uzatiyorum.Buldugum her duygunun icine atliyorum ve uzaktan yavas yavas yanmami izliyorum.Mazosist ruhumun derinlerinde bir yerde beni tatmin eden seyin bu oldugunu biliyorum.Daha iyisini haketmedigini her gun kendime hatirlatip,self-sabotaj konusunda da bir uzman olunca kendini yakmak hic zor olmuyor.Ustune yapisan o yanik kokusuyla,cennete cehennemde acisini cektikten sonra gonderilmis bir gunahkar gibi gittigin heryerde taniniyorsun.Aa kimseyi sevemeyen kiz.Aa kimseyi ozleyemeyen kiz.Aa kimseye guvenemeyen kiz.Cunku o hissetmiyor.Butun yuzunu islatan gozyaslari herkesinkinden daha kuru.En azindan durumumu boyle anlattiklarina inanmak istiyorum.Cunku yine de kendi icinde belli belirsiz bir siirsellik gizli.Ustumden dumanlar cikarken hala bir yerde gercek sevgilerin olduguna inaniyorum .O sevgileri hissedemeyecegimi bilsem de.Kendime kurdugum ve her gecen gun daha da kuculttugum bu hayatin icinde kime yer var kime yer yok bilmiyorum.Ama keskin yanik kokularina dayanabilmesi gereken bu insanlarin sadece benim gibi birseylere bagisiklik kazanmis insanlardan olmasi gerektigini dusunuyorum.Cunku ancak kendi kokun daha keskin olunca karsindakinin o aci kokusunu duymazsin.Tabii her zaman iki parcalanmis bir butun etmiyor.Etse bile yanmaya devam ederken ikisinin de tutusup kul olma ihtimali her zaman bir butunden daha olasi.Hem ne diyeceksin karsina cikana ? Benimle yanmak ister misin ? Dunyanin en romantik teklifi olmasa gerek.Hem kimse de kabul etmiyor zaten.Ben denedim.Siz denemeyin.